“Turbo otomobilime yazın hangi yağı kullanmalıyım ?” ,“Çok yüksek devirler çevirebilen aracımda 10W-60 kullanmam doğru mu ?” ,“Ustamın bana tavsiye ettiği yağı kullanıyorum ama aracım çok yağ eksiltiyor sorun ne ? “ ,”Sentetik yağ da ne ?” gibi binbir bilinmezli denklemi çözmek için yine sizlerleyiz. İşte yağ teknolojileri ve doğru motor yağı kullanımı hakkında çok ilginç detaylar... Motor yağı otomobillimizdeki en önemli sıvıdır ve motorumuzu bir arada tutmaya yarar. Aşınmaya karşı koruma, motor temizliği, uzun motor ömrü, katalitik konvertörün ve dizel partikül filtresinin korunması gibi bir çok sorumluluğu vardır. Bunların haricinde etki ettiği diğer noktalar yakıt tüketimi , emisyon ve bizim için en önemli konu olan performansıdır.
Motor Yağı Teknolojileri : Sentetik vs Mineral
Yıllar geçtikçe gelişen motor teknolojisi ile birlikte yağ teknolojileri de gelişti. Mobil, Shell gibi pek çok Dünya devinin her gün milyonlarca doları sadece araştırma – geliştirmeye harcadığını biliyor muydunuz ? Her günden ve milyon dolarlardan bahsediyorum.
Önceleri toprak altından çıkarılan baz yağlara katkı maddeleri eklenerek “mineral yağ” adı verilen yağlar üretilirdi. Bu yağlar bize doğanın verdiğinden fazlası değildi. Katkı maddeleri bir noktaya kadar etki edebiliyordu. Ancak günümüzde kullandığımız , laboratuar ortamında hazırlanan üstün özellikte yağlar mevcut. Bunlara ise “Sentetik Yağlar” adını veriyoruz.
Sentetik ve mineral yağlar arasındaki fark, yağ moleküllerinde gizli. Mineral yağların molekülleri farklı boyutlarda ve bu boyutların düzenlenmesi mümkün değil. Sentetiklerin molekülleri ise eşit boyutlarda ve mineral yağlarda bulunan, arıtılamamış sülfür, hidrokarbon ve kirleticileri bulundurmuyor. Düzensiz boyutlardaki yağ moleküllerinin sebep olduğu sürtünme, bizlere performans kaybı, düşük yakıt ekonomisi ve kısa motor ömrü olarak yansıyor. Yağ içinde istenmeyen maddeler ise yağın kısa zamanda bozulmasına sebep olarak motor korumasını yeterince yapamazlar ve kısa servis aralıkları gerektirirler.
Sentetik yağların mineral yağlara göre artıları çok fazladır. Peki yarı sentetik yağlar nedir? %50 Sentetik %50 mineral yağlar mı? Tam olarak değil. Yarı sentetik yağların içerisinde %20-%30 gibi miktarlarda sentetik yağlar bulunur. Bunlar sentetik yağlar kadar performanslı olmasalar da mineral yağlardan çok daha üstünlerdir. Ancak elimizde sentetik gibi bir opsiyon varken neden yarı sentetik?
Sentetik yağlar, yarı sentetik olanlara göre bir miktar daha pahalıdırlar. Ancak yağ değişim sürecini ortalama 10.000 km olarak alırsak ve sentetik yağların %3 gibi bir yakıt ekonomisi sağladığını söylersek aslında yalnızca kendilerini amorti etmek ile kalmaz ayrıca uzun vade de daha ucuza gelirler.
En ufak bir parçadan bile 1-2 beygir kazanabilmek için uğraştığınız zamanı düşünün. Hava filtresinin soğuk hava alması, egzoz sisteminin boru çapı vs… Kullandığınız yarı sentetik motor yağından sentetiğe geçmeniz durumunda motorunuz daha performanslı çalışacaktır. Çünkü motor içi sürtünmesi daha az olacaktır, bu kadar basit. Aynı zamanda çok daha iyi korunacak ve uzun ömürlü olacaktır. En iyi headers için sayfalarca forum okumaktan daha kolay değil mi ?
Viskozite ne demek? 10W-40 ne anlama geliyor ?
Sıvının akmaya karşı direncine viskozite adı verilir. Yüksek viskozite yüksek direnç, düşük viskozite düşük direnç demektir. Su, düşük viskoziteye, bal ise yüksek viskoziteye iyi örneklerdir.
Ancak bir sıvının viskozitesi her zaman sabit olmaz, sıcaklıkla değişir. Motor yağları da soğukken daha kalın, sıcakken ise daha ince olur. Ancak yağ yüksek sıcaklıklarda motor parçaları üzerinde koruyucu bir film tabakası oluşturacak kadar kalın, soğukken de en ücra motor parçalarına akabilecek kadar ince olarak tasarlanır.
Eksi tip yağlar “Monograde” adını verdiğimiz tek viskoziteye sahip mevsimlik yağlardı. Bunlar kışın 10W,20W gibi düşük viskozitelerde, yazın ise 40,50 gibi yüksek viskozitelerde kullanılırdı. ”Multigrade” yağların keşfi ile bu sıkıntı sona ermiş oldu.
Multigrade yağlar çok daha geniş bir sıcaklık aralığında performans gösterecek şekilde tasarlanmış çok viskoziteli yağlardır. 10W-40 şeklinde bir örnek verirsek, 10W yağın soğuk anındaki viskozitesini ifade eder, bu rakam ne kadar küçükse yağın akışkanlığı o kadar iyidir.”W” winter,yani kış anlamındadır. İkinci rakam ise yağın sıcak durumda oluşturacağı film tabakasının kalınlığını ifade eder. Film tabakası ne kadar kalın ise koruma o kadar yüksek olur. Ancak kalın film tabakası daha yüksek sürtünme anlamına gelir. Daha fazla sürtünme daha yüksek yakıt tüketimi ve daha az performans demektir. Biraz örnekler üzerinde karşılaştırma yapalım.
Elimizde iki çeşit yağ olsun. Birisi 0W-30 bir diğeri ise 5W-50.Viskozite hariç diğer tüm katkı malzemelerinin ve özelliklerinin benzer olduğunu varsayalım. Bu yağlardan hangisi daha yüksek motor gücü verecektir? Tabii ki 0W-30 olan. Çünkü daha incedir ve sürtünme daha düşüktür. Ancak koruması 5W-50 kadar iyi değildir. Turbo bir otomobilde yüksek koruma ihtiyacı asıl gereksinim olduğundan ve asıl güç motordan elde edildiğinden 5W-50 kullanmak çok daha mantıklıdır. Yağın vereceği 3-5 beygir önemli değildir. Atmosferik bir araçta ise 0W-30’un tercih edilmesi daha doğrudur. Bunun sebebi ise motor içi basıncı turbo motor kadar yüksek olmayacak ve 50 viskozitede bir korumaya ihtiyacı olmayacaktır. Ayrıca 5W-50 yağ 0W-30’a göre düşük bir performans verecektir.
Soğuk çalışmada bizim için önemli olan viskozitenin ilk rakamıdır. İlk çalışmada motoru daha iyi yağlayacak ve uzun ömürlü olmasını sağlayacak olan yağ 0W ile başlamalıdır. Peki iklimin Erzurum gibi soğuk olduğu bir yerde Turbo VTI hangi yağı kullanmalıdır? Hem soğuk havada ilk çalışma yağlaması, hem de yüksek koruma ihtiyacının olduğu güzel bir örnek(Teşekkürler Cem). 0W-40 gibi alt viskozitesi düşük, üst viskozitesi ise yüksek bir yağ en doğrusu olacaktır. Hava ısındıkça alt viskozitenin arttırılması mantıklıdır. İstanbul’daki bir Turbo VTI sahibi bahar-yaz aylarında 5W-50 yada 10W-60 sentetik yağ kullanabilir.
Doğru Yağı Seçmek
Aracınızın için en doğru yağ, otomobili üreten firmanın önerdiği viskozite değerlerinde olan ve üreticinin verdiği onaylara sahip olan yağdır. Farklı motor teknolojilerinin farklı yağ gereksinimleri vardır. Bu yüzden Mercedes, BMW ve VW gibi üreticilerin istedikleri onaylar araçtan araca değişir. Alacağınız yağın ambalajının arkasında bu onayların yer alıp almadığına bakarak doğru yağı bulabililirsiniz.
Ancak motorunuz ciddi bir modifikasyon geçirdiyse ve standart motorlardan farklı amaçlar için kullanılıyorsa, yağ ihtiyacı da değişmiş demektir. Yarış otomobilleri ve yüksek performans amaçlı motorlar yüksek korumaya ihtiyaç duyarlar. Bu yüzden üreticilerin tavsiye ettiklerinden daha yüksek viskozitede yağlar kullanmalıdırlar.
Yağ Değişim Aralığı
Kesin olarak otomobil üreticisinin belirlediği bir süredir. Ne servisiniz, ne ustanız, ne de motor yağı üreticisi bu süreyi belirleyemez. Kullanıcı kitapçığından ne yazıyorsa o’dur. Çoğu üretici sentetik yağlar kullanıldığında sadece yağ değişiminin değil servis aralığının da uzatılabileceğini belirtir. Şimdi, bugüne kadar hiç açıp okumadığınız kullanıcı kitapçığını bulmanın tam zamanı.
Viskoziteye bağlı olarak yağ eksiltme
Motor yağları da tüm sıvılar gibi buharlaşırlar. Ancak düşük viskoziteli motor yağları daha yüksek uçuculuk değerlerine sahiptirler. Yani daha çok buharlaşırlar. Yüksek viskoziteli yağlar ise daha düşük uçuculuk gösterirler. Burada bahsettiğimiz buharlaşma, motoru yağ eksilten araçlardaki sorunun çözümü değildir. Bu yüzden aracınız yağ eksiltiyorsa yüksek viskoziteli yağ koymayı düşünmeyin. Bunun yerine motorunuzdaki sorunu çözün. Çünkü yağ eksiltme sorunlarının ana sebebi sağlıksız çalışan motorların mekanik sorunlarıdır. Yanlış yağ seçimleri ise başka bir sebeptir. Doğru yağı bulmak için aracınızın kullanım kılavuzuna bakmanız en doğru harekettir.
Yazı : Mustafa Mert KAZANÇ
