Her yıl yaklaşık 70.000 lisanslı ve lisanssız yarışçının katıldığı organizasyonlarda hem koşucular hem de gönüllü personel bu yarışlara katılabilmek için dünyanın çeşitli ülkelerinden geliyorlar. Ultra maratonlarda beş kıtadan profesyonel koşucuların yanı sıra; sanatçılar, işadamları, akademisyenler ve bu spora gönül vermiş farklı meslek gruplarından iddialı amatörler de bir araya geliyor. Katılımcıların kazanmak, öne çıkmak, ödül almak yerine hayatlarında değişiklik yapmak, sosyal hayata katkıda bulunmak, sivil toplum kuruluşlarına destek olmak gibi amaçlarla katıldıkları ultra maratonların Türkiye’deki ilk örneği Likya Yolu Maratonu olacak.
Novo Nordisk ana sponsorluğunda düzenlenen Likya Yolu Maratonu, gücünün sınırlarını zorlamaya odaklanmış ultra maratonculara sunduğu çetin parkurlarla da dikkat çekiyor. Belirlenen rota, deniz seviyesi ile 800 metrelik dağlık bölgeler arasında iniş çıkışlar içeriyor. Kumsal, toprak yol, kayalık patikalar, iğne yapraklarının kayganlaştırdığı ormanlık araziler ve dik yamaçlar gibi birbirinden oldukça farklı zemin koşullarında Ege’nin ve tarihin doğal zenginlikleri üzerinde gerçekleşecek maratonun zorluk düzeyi de oldukça yüksek. Likya Yolu Maratonu’nun gerçekleşeceği parkur, çeşitli kaynaklarca dünyanın en iyi 10 uzun mesafe yürüyüş rotasından biri olarak gösteriliyor.
9 Ekim 2010 Cumartesi toplanılacak ve 11 Ekim 2010 Pazartesi günü koşulmaya başlanacak olan maratonda, katılımcılar yaklaşık 240 km boyunca yiyeceklerini sırt çantalarında taşıyacaklar. Su ve çadır desteği ise organizasyon tarafından karşılanacak. Etapların uzunluğu her gün için farklılık göstermekle birlikte, yarışmacılar her etap için belirlenen süreyi aşmadan, bir sonraki hedef noktasına ulaşmaya çalışacaklar. Bu hedef noktaları arasında da, koşuculara su ve gerekli hallerde tıbbi yardım sağlamak amacıyla, yaklaşık olarak 10 km’de bir kontrol noktaları kurulacak.