Geçmişten bugüne motorsporları geliştikçe otomobiller daha da güçlendi. Güçlenen bu otomobilleri kontrol etmek ve tabiki izlemek çok daha zevkli bir hal aldı. İlk yarış otomobilleri 20-30HP'den daha güçlü değildi belki. Ancak Formula 1'de 1000HP üzeri otomobiller yarışmıştı. Ralli parkurlarında da akla mantığa sığmayan güçlerde birçok otomobil vardı. Markalar arası rekabetin artması motor güçlerlerini de arttırdı ve işin sonu çok güvensiz ancak çok hızlı otomobiller oldu. Bu güvensiz otomobiller yarışları inanılmaz derecede eğlenceli kılıyorlardı, ancak yine aynı yarışların geleceklerini tehlikeye sokuyorlardı. Çünkü milyonda bir bulunan pilotların hayatları, büyük risk altındaydı ve marka imajları bu riskleri istemiyorlardı.
Böylece motorspolarına birçok güvenlik şartı kondu ve insanları yarışlara çeken estetik oldukça kısıtlandı. Bu estetik tabiki kazalar değildi... Bizim bahsettiğimiz otomobillerin devamlı patinaja kalması, kalkışta, virajlarda araçların kontrolünün zorluğu ve hatta o zamanlar oversteer olarak anılan teknik ile sollanan otomobilleri izlemenin keyfi (bknz: Ayrton Senna) hiç birşeye değişilmezdi. Pilotaj kavramı bu ortamda çok daha önemli bir rol oynuyordu.

Roller değişti
Zamanla arttırılan güvenlik önemleri, motorsporları ruhunun oldukça yara almasına sebep oldu ve insanlar estetik motorsporlarını unuttular. Tam bu zamanlarda Japonyada pist yarışlarında öğrenilmiş bir teknik, sokaklara taşındı. Otomobil kullanma zevkinin doruk noktası, birbirine bağlanan virajlı yolları yan olarak geçmekti. Bunun adına Drift (Dori) denildi ve kısa zamanda tüm dünyayı sardı.
Asıl amacı güçlü otomobilleri en estetik şekilde kontrol ederek yol almak olan drift, zamanla bir yarış formuna dönüştü. İnsanlar bu sporu izlemek istiyorlardı. İlk olarak Japonya da bir şampiyona düzenlendi ve Formula 1'den ilham alınarak D1 adı verildi. Şu an tüm dünyada, başta Amerika olmak üzere birçok yarış düzenleniyor. Yarışlarda önemli olan amaç diğer motorsporları gibi süre değil, daha çok pilotajın önemli olduğu görsellik. Bu görsellik drift açısı, duman, hız ve çizgi olarak sınıflandırılıyor. Aslen tüm bu unsurlar objektif olmayan konular olduğundan, drift tam bir motorsporu olarak kabul edilmiyor ve bu nedenle Dünyanın hiçbir yerinde bir motorsporları fedarasyonuna bağlı değil...
Şu anda dünyada hem gösteri hem de yarış olarak sunulan bu spor Türkiye'de de üç yıldır aktif olarak yapılıyor.

Türkiye'de Drift
Drift ülkemizde 3 yıldır Drift Academy İstanbul çatısı altında, İstanbul Atatürk Olimpiyat Stadı otoparkında verilen eğitimlerle devam ediyor. Eğitim harici olarak eski öğrencilere antrenman şansı da sunuluyor. Bu eğitim ve antrenmanlar genellikle pazar günleri yapılıyor. Sizler de bu antrenmanları ve eğitimleri izleme şansına ücretsiz olarak sahipsiniz. Antrenman ve eğitim tarihleri için www.driftist.com adresini ziyaret edebilir, aynı zamanda eğitimler ile ilgili bilgileri de bu sitede bulabilirsiniz.
Mustafa Mert KAZANÇ
