Depresyonla cinsel yaşam arasında nasıl bir ilişki var? Depresyon cinsel yaşamı etkiler mi?
Depresyon, fiziksel, duygusal veya sosyal sebeplerle ortaya çıkan, kişinin kendini melankolik, üzgün, çaresiz hissettiği, hayattan zevk alamadığı, kendine güveninin azaldığı bir dönemdir. Depresyon, kişilere bağlı olarak çeşitli nedenlerle ortaya çıkıp, hayatın çeşitli alanlarını etkiler. Kişi okulda, iş yaşamında, ilişkilerinde problemler yaşar. Uyku ve yeme düzeni bozulur. Depresyonun kişinin hayatını etkilediği önemli alanlardan biri de cinsel yaşamdır. Depresyonda olan kişilerde, cinsel isteksizlik, cinsellikten zevk alamama, erkeklerde impotans, kadınlarda vajinismus gibi cinsel işlev bozuklukları yaşanabilir.
Depresyonda olan kişi, genel bir mutsuzluk ve umutsuzluk hali içinde olduğu için yaşadığı hayattan ve yaptığı aktivitelerden eski aldığı zevki almaz. Cinsellik eskisi gibi zevk vermediği, heyecan ve arzu yaşatmadığı için kişi cinsellikten kaçınır. Depresyon, aynı zamanda kendine güvenin de azaldığı bir dönem olduğu için kişi cinsel ilişkide de yetersizlik olacağını düşünerek kaygı yaşar.
Kadın ve erkek depresyondayken ne tür cinsel sorunlar yaşar? Bu cinsel sorunların kadın ve erkek üzerinde farklı etkileri var mıdır?
Depresyon kadın ve erkekleri farklı etkiler. Depresyondaki kadınlar, daha fazla içe kapanmayı, hüzünlerini kendi içlerinde yaşamayı seçerken, erkekler yaşadıkları mutsuzluğu öfke patlamaları, riskli davranışlarla dışa vururlar. Mutsuzluk, hüzün hali, hayattan zevk alamama, kendine güvenin azalması cinselliğe olan yaklaşımı etkiler. Depresyonda olan kadınlar da erkekler de cinsellikten eski aldıkları zevki alamadıklarını belirtmektedirler. İstek kaybı, zevk alamama ve performans kaygısı her iki cins için ortak olsa da, depresyonun yol açtığı cinsel işlev bozuklukları erkeklerde ve kadınlarda farklılık gösterebilir. Kadınlar cinsel uyarılma, orgazmla ilgili problemler, vajinismus yaşarlarken, erkeklerde sertleşme kaybı, erken-geç boşalma sorunları görülebilir.
Kadın erkek rolleriyle ilgili yanlış inanışlar da depresyonun yarattığı etkiyi arttırmaktadır. Erkeklerin duygularını belirtmekten kaçınmaları gerektiği düşüncesi, onların duygusal hayatı kadar cinsel hayatını da sınırlandıran bir inanıştır. Başka alanlarda olduğu gibi cinsellikte de başarıya ulaşmak önemlidir düşüncesi, depresyonu nedeniyle kendine güven problemi yaşayan erkeğin cinsellikte performans kaygısı yaşamasına neden olacaktır. Erkekler her zaman cinsellik isterler ve buna hazırdırlar ya da cinsel ilişki isteğini belirten her zaman erkek olmalıdır düşünceleri, depresyonda olan erkeğin kendisini zorlamasına neden olacaktır. Bu süreçte yaşanabilecek olası bir olumsuzluk, erkeğin bunu başarısızlık olarak algılamasına neden olur. Bu başarısızlığa yüklenen anlam da erkeğin erkeklik tasarımına zarar verecek ve tesadüfi yaşanan sorun kalıcı bir soruna dönüşebilecektir.
Cinsellikte kadınlara da benzer roller verilmektedir. Toplumumuzda yaygın olan, kadının erkeğin cinsel ihtiyaçlarını karşılamaktan sorumlu olduğu inanışı, depresyonda olan ve cinsellikten zevk almayan kadının kendini zorlamasına neden olur. Zorla gerçekleşen bir cinsel ilişki sırasında kadın hem fiziksel acı yaşarken hem de duygusal olarak zorlanacak, depresyonun yarattığı özgüven kaybı daha da büyüyecektir. Anne olmak, namus gibi kavramların kadınları yetiştirilmeleri boyunca cinsellikten uzaklaştırmaları da, kendisiyle ilgili olumsuz düşünceleri olan kadının cinsellikte kendisinin suçlamasına neden olacaktır. Yine depresyonda olan kadınlar, özellikle ilişkileri ile ilgili sıkıntılar yüzünden böyle bir dönem geçiriyorlarsa, bu duygusal yaralarını cinslikte de hissedeceklerdir.

Anti depresanların cinsel yaşamı etkiler mi? Nasıl? (Cinsel performansı düşürür mü?)
Bugün depresyon tedavisi için kullanılan anti-depresan ilaçların büyük çoğunluğu yan etki olarak cinsel isteği azaltmaktadır. Sertleşmede azalma, vajinada kuruluk, orgazm yoğunluğunun düşmesi ve süresinin azalması bu yan etkiler arasında sayılabilir. Dolayısıyla, depresyonda zaten varolan cinsel sorunlar, ilaç tedavisiyle daha da artabilmektedir.
Depresyon mu cinsel sorunlara yol açar yoksa cinsel sorunlar mı depresyona?
Depresyon ve cinsel sorunlar ilişkisinde olumsuz bir kısır döngü görüyoruz, çünkü depresyon cinsel sorunlara neden olurken, cinsel sorunlar da depresyonu ağırlaştırabilir. Depresyonun etkisiyle yaptığı hiçbir şeyden zevk alamayan kişi, cinsellikte de bunu yaşayacaktır, fakat eğer bunun farkında olmazsa yaşadığı sorunları kendi yetersizliğiyle ilişkilendirip, kendini suçlayacaktır. Bu da depresyonun yarattığı kendine güvensizlik duygusunu besleyecek, bunun sonucunda kişi cinsellikten kaçınacaktır. Yoğunlaşan karamsarlık ve çaresizlik hisleri de kişinin cinsel hayatının tamamen sona erdiğini düşünmesine neden olarak depresyonu daha da ağırlaştıracaktır.
Tedavi edilmezse depresyon cinsel hayatı bitirir mi?
Depresif sürenin uzaması, ağırlaşan umutsuzluk ve karamsarlık, cinsel istek kaybının yanında daha önce var olmayan cinsel sorunların ortaya çıkmasına yol açabilir. Hasta cinsel hayatının tamamen sona erdiğini düşünerek depresyonunu daha ağır yaşamaya başlar. Cinsellik, performans kaygısı haline geldiği zaman da, başaramama korkusu cinsel işlev bozukluğunun kalıcı olmasına neden olabilir.
Depresyonda olan birey bu sıkıntıları eşiyle ilişkisiyle ilgili yaşıyorsa, umutsuzluk, mutsuzluk, hüzün hislerini yaratan problemler çözülmedikçe, eşler arasındaki her iletişim, paylaşım gibi, cinsellik de bundan etkilenecektir.

Depresyondaki bir insan cinsel yaşama zorlanmalı mı? Zorlanırsa ne gibi sonuçlara yol açar?
Depresyondaki insan asla hiçbir şey yapmaya zorlanmamalıdır. Özellikle zevk almadığı, performans kaygısı veya fiziksel acı yaşadığı cinselliği zorlamak, kişinin depresyonunu daha da ağırlaştıracaktır.
Antidepresan kullananlar cinsel isteksizlik yan etkisi nedeniyle bir süre sonra ilacı kesebiliyor. Bunu önlemek için tavsiyeleriniz nelerdir?
Depresyonda olan bireyin fiziksel, duygusal ve sosyal yaşamı bu sürekli umutsuzluk, karamsarlık ve hüzün halinden etkilenir. Hayatından ve yaptığı aktivitelerden eskisi gibi zevk almayan kişinin cinsel yaşamı da bundan etkilenecektir. Depresyonla gelen cinsel sorunlar, anti-depresan ilaç tedavisiyle daha da artabilir. Fakat, depresyon tedavisinde ilaç tedavisi ve psikoterapi birlikte yürütüldüğünde bu sorunlarla yapıcı bir şekilde başa çıkmak kolaylaşır. Tedavi sürecinde kişi sabırlı olmalı, sıkıntılarını eşiyle paylaşmalı ve onun desteğini almalıdır. İlaç tedavisi ile psikoterapinin beraber yürütüldüğü tedavilerde depresyonun iyileşmesi ile diğer problemler gibi, cinsel sorunların da ortadan kalktığı görülmektedir.

Uzm.Psk. Aylin SEZER
aylin.sezer@anadolusaglik.org