- Basketbol, snowboard ve son olarak da ralli. Otomobillere olan merakın nasıl başladı?
- Otomobillere olan merakım babam İlhan Çetinkaya sayesinde, çocuk denebilecek yaşlarda başladı. Babam ilk olarak Borusan Otomotiv, ardından Opel ve daha sonra Doğus Otomotiv'de üst düzey yöneticilik yaptı. Ben de onunla birlikte otomobillerle iç içe cok vakit geçirdiğim için dogal bir merak başladi.
- Yarışmaya nasıl karar verdin? Nasıl başladın ?
- Ralliye merakım ise yine babamla birlikte 1993 yılında Emre Yerlici'yi Opel Calibra ile yarışırken izlediğim zamanlara dayanıyor. O yarışı baştan sonra takip etmiştik ve oradaki heyecan ve mücadeleden çok etkilenmiştim. 2005 yılında binek otomobilim olan Saab 9-3 Cabrio yu satıp o para ile Volkan Işık'la 2005'te kalan tüm yarışları içeren bir yarış aracı kiralama, eğitim ve bir Fiat Palio antrenman aracından oluşan paket satın aldım. Hızlı ve tüm gücümle saldırarak başladım yani :)

- Motorsporları haricinde neler yapıyorsun? Günlerin nasıl geçiyor?
Çok fazla spor yapıyorum. Her sabah 6:30 da kalkıp, 07.00-08.00 saatleri arasında yaklaşık 7 km. koşuyorum. Sonra kahvaltı ve Kanal 24'te Cumartesi akşamlari yayınlanan "Araba Sevdası" programım ve 1 Şubat'tan itibaren yayınlanacak olan yeni proje Bloomberg'deki "Sporaktif" programi için çekimlere gidiyorum. Akşamlari ise saat 18.00'den sonra değerli hocam, 82 kiloda Türkiye'nin en büyüğü tartışmalarına son veren kick-box'cu Ramazan Beyazkaya ile kick box ve daha sonra da fitness ağırlıklı antrenman yapıyorum. Sonra eğer halim kalırsa arkadaşlarımla yemek veya sinemaya vs. gitmeyi seviyorum. Genelde hayatım çok düzenli ve erken yatıyorum. İstanbul'dan kaçmak istediğimde ise, çok sevdigim ilk kopilotum Nehir Yılmaz'in yanına (kendisi 1 senedir orada ATV turları yapıyor) Sedat ağabeyin tesisi Karaaslan kamping tesislerine Yuvacik Barajı'na gidiyorum. İzmit'te olan bu yeşil ve dağ başı mekan benim kendimi dinlediğim ve en sevdiğim kaçamak.
- Uluslararası arenada yarışan bir Türk kadın görünce nasıl tepkiler veriyor insanlar?
İnsanlar cok mutlu oluyor, şaşırıyorlar... Avrupa'da çoğu ülkede Türk kadınını evinde oturan ve ev işlerinden başka birşey yapmayan bir karakter zannediyorlar. Ben bizim ülkemizde rallilerde 5-6 bayan ekip start alıyor dediğimde ise daha da şaşırıyorlar. Ama bizi Avrupa'da yarışan ilk ve tek Türk bayan ekip olarak görünce cok destekliyorlar. Özellikle orada yaşayan Türk'ler bayraklarla yanımıza geliyor ve çok mutlu ediyorlar bizi.
- İdolün olan gelmiş geçmiş en hızlı bayan ralli pilotu Michele Mouton'un copilotu Fabrizia Ponds ile İtalya'da bir ralliye katıldın. Nasıl ulaştın ve nasıl ikna ettin onu? Nasıl bir deneyimdi ayrıca?
Gerçekten de inanilmaz bir deneyimdi benim için. Fabrizia Pons ile bırakın yarışmayı, tanışıp çay kahve içmek bile, benim için çok istediğim bir rüyadı. Yarışmaksa tarif edilemez bir duygu... Gigi Galli ve co pilotu Giovanni Bernacchini daha önceki seneler takip ettiğimiz uluslararası yarışlardan tanıdığımız arkadaslarımız ve onlar sayesinde tanıştığımız Pier Liberali menajerim oldu. Yine Pier'in arkadaşı olan Beta Tools sponsorluk uzmanı Michele Zottis, Fabrizia Pons'un arkadaşıydı ve kopilotum Çiçek'in o tarihte bir snowboard yarışı olmasi ihtimali vardı. Bu arada bana "Fabrizia ile yarışmak ister misin?" diye sordular, Tabii ki cevabim "evet" oldu. Fabrizia ile bir akşam yemeğinde tanıştık ve açıkçası bana başta biraz isteksiz gibi geldi ama benim için çok keyifli bir yemekti. Yemek sonunda 2008 Finlandiya Rallisi'nden bir incar kamera görüntüsünü kendisine bıraktım. Ertesi gün beni arayıp çok etkilendiğini ve yarışmak istediğini söyledi. Sanırım yarış kariyerimdeki en güzel anlardan biriydi bu... Fabrizia ile yarışmak doğal olarak herkesin sizden bir Michele Mouton performansı görmek beklentisini doğuruyor. Bu da oldukça zor... Yarış öncesi test bile yapmadan ilk kez kullandığım 4 çeker güçlü Fiat Punto Super 2000 ve ilk kez yarıştığım bu efsanevi kopilotla yarış cok zordu. İlklerden oluşuyordu, tabi ki Fabrizia'nin tecrübesi beni çok rahatlattı ama otomobile alışık olmamak ve testsiz yarışa çıkmak cok zorladı. Yine de bu şerefe eriştiğim ve Fabrizia ile yarışabildiğim için çok ama çok şanslıyım.

- Neden az bayan pilot var sence ülkemizde ve Dünya genelinde?
Cünkü bence ralli sporu kadınların ruhuna biraz ters. Cesur olmak, sürekli evden uzakta olmak, korkusuz olmak ve çok mücadele gerekiyor. Burada sadece mücadele kadınlarin avantajı. Kadinlar çoğu zaman erkeklerden daha inatçı, mücadeleci ve acıya dayanıklı olabiliyor. Ama belli bir yaştan sonra aile kurma, çocuk sahibi olma bütün bunlar kadınların başka sorumluluklar da alması demek ve ralli sporu bu sorumluluklarla biraz zor götürülecek bir spor. Michele Mouton'la Hürriyet Gazetesi için Türkiye'ye geldiğinde bir röportaj yapma şansım olmuştu. Ona "bu sporu niye erken bıraktınız" diye sorduğumda, verdiği cevap kızı Jessi'yi gosterip "diğer hayatımı kaçırmak istemedim" olmuştu.
- Bu sezon Türkiye Bayanlar Şampiyonluğu haricinde, Grup A'da da şampiyon oldun. Her geçen gün daha da hızlanıyorsun ve klsmanda yukarılarda görüyoruz seni. Yarışlarda erkekleri geride bırakmak nasıl bir duygu?
Kesinlikle çok güzel bir duygu... Ama erkekleri geçtiğimiz için değil, sonuçta yarışta erkek veya kız gecmek arasında fark yok, bu sporda başarılı sporcuların çoğunluğu erkek olduğu icin onları geçmek daha zevkli. Yoksa cinsiyetle ilgili değil.
- Otomobil kullanan bayanların büyük çoğunluğunun kötü sürücü oldukları kanısı hakkında ne düşünüyorsun?
Bence bu kendine güvensizlikten, tecrübesizlikten ve kararsızlıktan kaynaklanıyor. Ehliyet almadan çocuk yaşta otomobil kullanmayı öğrenen çoğu erkeğin yanında, kadınlar ehliyet alsalar bile çoğu zaman kocaları, babaları izin vermiyor veya korkuyorlar diye çok az otomobil kullanabiliyorlar. Sonra da trafiğe çıkmaları gerektiğinde çok korkak ve kararsız otomobil kullanıyorlar. Oysa ki eğitim aldıklarinda bayanlar da erkekler kadar, hatta bazen çok daha iyi otomobil kullanabiliyor.

- Peki seni trafikte araç kullanırken görenlerin tepkisi ne oluyor? Özellikle erkeklerin...
Trafikte çok sakin kullandığım için çok anlamıyorlar ben olduğumu. Ancak üstüme gelen bir otomobil olursa veya kavşaklarda yol alıp verirken kararlı olduğumu görünce şaşırıyorlar. Bir keresinde Safranbolu'da bir çekimde otomobille geri geri gitmem gerekti. Oradaki bir grup, hemen hazırola gecip nasılsa kırk saatte gidebilirm diye bana yardımcı olmaya çalışırlarken ben çoktan geri geri gidip parketmiştim bile. O zaman "Bu kim ya, nasıl bir kadın" falan diye cekim ekibimize sormuslar :)
- 2009 yılı sonunda Hürriyet Gazetesi'nde En Seksi Kadın Sporcu seçilince şaşırdın mı ?
Evet fazlası ile şaşırdım. Kendimi daha çok komik, sempatik, hadi en fazla güzel buluyorum, ama seksi oldugumu hic düşünmemiştim :)
- 2010 hedeflerin neler ?
Dünya Ralli Şampiyonası'ndan sonra dünyanın en büyük ralli organizasyonu olan Kıtalararası Ralli Şampiyonası (IRC) de yarişan ilk ve tek Türk ekip aynı zamanda da DÜnya genelinde ilk bayan ekip olacağız. Hedefimiz bu şampiyonanın 7 yarışında 4 çeker Super 2000 kategorisinde bir otomobil ile yarışmak. Ayrıca copilotum Çiçek Güney ile yurtdışı başarılarımız sayesinde "milli sporcu" ünvanını elde eden 6 isimden ikisiyiz. 9 yarıştan oluşan programımız için 450.000 Euro sponsor bulduk ve geriye kalan 250.000 Euro'yu arıyoruz. En kısa sürede bütçemizi tamamlayarak hazırlıklara başlamak istiyoruz. Bize destek olmak isteyenler www.burcucetinkaya.com adresinden bize ulaşabilirler.
- Vakit ayırdığın için teşekkür ediyor ve sana 2010 sezonunda başarılar diliyoruz.
Atıl ATILGAN
atil@beedanismanlik.com

