Bugün radyoda dinledim, dj soruyor (
Geveze’ydi galiba),
“ilişkinizi devam ettirebilmek için neler yapıyorsunuz” diye. Tesadüfen mi bilmiyorum, arka arkaya üç erkek bağlandı yayına. Biri
“hiçbir şey yapmıyorum, oluruna bırakıyorum” dedi ki elbette bunda şaşıracak bir şey yok. Bir diğeri
“kıskançlığından şikayetçiyim. Ama ilişkiyi sürdürebilmek için şikayetçi değilmişim gibi davranıyorum” a getirdi.
Neyi kıskanıyor dedi dj. “Her şeyi” dedi çocuk.
“kadınları kıskanmaktan bahsetmiyorum, kaçta geldin, nerdesin”leri geçiyorum… Playstationla oynamamı kıskanıyor!” dedi. Dj sordu, “kaç saat oynuyorsun playstationla?” Cevap
"günde üç saat". Kız arkadaşına ayırdığın vakit peki?
"E, o da bir saat". Hangisiyle vakit geçirmeyi tercih ediyorsun peki? Cevap belli,
"playstation"…
Sevgili beyler; bizim sizde, sizin bizde anlayamadığınız şeyler aslında çok açık, aslında anlayamayacak bir şey de yok. Kadın
kendisiyle vakit geçirilsin istiyor; hani şimdi moda bir tabir çıktı, çalışan kadınlar uydurdu yani, şöyle de bir söylem var ya hani
“Ben çok çalışıyorum ama bebeğimle ‘kaliteli zaman’ geçiriyorum…” diyor bilmiş kadınlar.
Kadınlar da o
‘kaliteli zaman’ın peşinde aslında, iş bir saatte, üç saatte değil. İsterseniz günde dokuz saat playstationla oynayın, aslında bir kadının kıskandığı şey bu olmaz, olamaz. Onu deli eden
-ki bu kıskanmak değil, onu da yanlış anlıyorsunuz- saatler boyunca bir oyunu oynamanız değil, ona ayırdığınız vakti
doğru düzgün geçirmemenizdir.
Her buluşmaya
kadın bir beklentiyle gider. Beklediği, o buluşmada gerçekleşmesini umduğu bir şeyler mutlaka vardır. Güzel sözler söylenilsin, güzel güzel sohbet edilsin, kadın ne kadar "oradaysa", adam da o kadar orada olsun, hah işte,
kaliteli zaman geçirilsin ister. Başka da bir şeyi önemsemez aslında. Siz hala kadın kıskanıyor zannededurun, olay o değil yani…
Siz o bir saatlik buluşmada da sadece
playstation'dan bahsediyorsanız,
dünya kupasını anlatıyor, akşamki maçtan dem vuruyorsanız kadın sıkılır, o iş öyle olmaz.
Sıkmayın yahu kimsenin canını, hayat güzel, güzel şeylerden bahsedin, gönül alın… Çok mu zor?
Ece ARAR
ecearar@erkekadamiz.biz