Dünya Kupası yaklaşıyor ve biz erkekler için oluşturulmuş klişe fotoğraf yine önümüze konuluyor;
bira ve futbol…
Televizyonun karşısında elinde birası, elinin hemen yakınında çerezleri, gözleri televizyonda hafif de dağınık ve göbekli bir adam profili her kupa döneminde
“kupa fotoğrafı” olarak önümüze sunulur.
Ama yok esas fotoğraf bu değil, biraz geride
Charlize Theron’u bile kıskandıracak bir kadın sıkıntıdan bunalmış ve içinde bulunduğu durumdan dolayı çoookkk mutsuz. Budur,
Dünya Kupası ile ilgili en önemli fotoğraf ne
Pele’dir ne
Maradona’dır, bu fotoğraftır. Ve biz yıllardır bu fotoğraf içindeki kötü adamı oynuyoruz, o güzelim maçları izlerken üzülüyoruz, sıkılıyoruz, kendimizden nefret ediyoruz.
Yalan, yok böyle bir fotoğraf, yok böyle bir durum. Ama dikkat edin yapılan yayınların hepsinde mağdur olan, ihmal edilen kadın profili öncelikli olarak ortaya konuyor. Yıllardır oluşturulan bu fotoğraf hepimize kabul ettirilmiş durumda. Kadınların futbol dolu bir ayda çok sıkıldıkları,
Charlize Theron’ların,
Megan Fox’ların,
Elisha Cuthbert’lerin sıkıntıdan patladıkları fotoğrafı beynimize kazınmış durumda.
Messi’yi Charlize Theron’a tercih edecek kaç erkek vardır?
Kabul edelim ki futbolu seviyoruz. Ama artık futbol hayatımızın her anında yanımızda. Bırakın önemli ligleri
İskoçya üçüncü ligindeki takımları ve oyuncularını bile artık ezbere biliyoruz.
Pele’yi,
Maradona’yı izlemek daha zordu ama Messi haftanın üç günü evimizde. Bir gün
Behlül, bir gün
Messi, bir gün
Ezel, bir gün Messi, bir gün
Polat, bir gün Messi şeklinde devam ediyor hayatımız.
O zaman konu çok önemli oyuncuları izlemek değil.
Barcelona ile,
Real Madrid ile,
Chelsea ile boy ölçüşebilecek kaç milli takım var? O zaman Dünya’nın en iyi takımları da değil izleyeceğimiz. Güney Kore, Yunanistan, Yeni Zelanda,
Slovenya milli takımlarını izlerken kim televizyon karşısında o keyif fotoğrafını yaşar, kim sıkıntıdan patlamış dünyalar güzeli kadını bir kenara bırakır?
O zaman hesap hep başka?
Her fırsatta, her ortamda “kadınları ihmal ediyorsunuz o zaman gereğini yapmalısınız” fikri beynimize kazınıyor. Bırakın o zaman, kadın da alışverişe gitsin, alsın versin, ekonomi canlansın. Bütün olay budur.
Ve Dünya Kupası bittiğinde siz elinizdeki
kredi kartları ekstrelerine bakarken, bunun nasıl olabileceği ile ilgili tüm matematik denklemlerini kurmaya çalışırken tüm basında ortak başlıklar atılır; “kadınlar gözünüz aydın Dünya Kupası bitiyor”.
Ketenpere ne demekti yaa?
Kadınlar hem ayrıcalıklı bir dönem yaşayacakları hem de herşeye rağmen mağdur durumunda olacakları için
Dünya Kupasını bizden daha çok bekliyor. Ama hiç kimse bunu yazmıyor, hiç kimse bunu söylemiyor. Biz de kabullenmişiz durumu.
O zaman gerçeği bir kez daha yazalım;
Hiçbir futbol karşılaşması güzel bir kadından daha çekici değildir.
Evin içindeki Charlize Theron’un önüne geçebilecek bir futbol müsabakası yoktur.
Ama…
Ama en güzeli de futbolu seven
Charlise Theron’dur.

Turgut Yüksekdağ
tyuksekdag@sonax.com.tr